|
||
Sabır Köpüğümüz Çatladı | ||
Peki nereden gelir bu taşın hikayesi ? Farklı farklı vakıalarla desteklense de derler ki eski zamanlarda talebeler medreselere girdikleri vakit ellerine birer mermer parçası verilirmiş. Talebeye verilen bu taştan ilim tahsili devam ettiği sürece bir halka yapması istenirmiş. Talebe bir yandan derslerine devam eder bir yandan da adına sabır taşı dedikleri mermeri oyarak şekil verirmiş. Bu eğitime devam edemeyen talebe sabır taşını çatlatıp kırar sonra da müsade istermiş. Tahsilini bitirip de icazet alan talebenin sabır taşı da medresenin girişine asılırmış. Buradaki amaç eğitimin sabır işi olduğunu öğretmekmiş. Nice ilim sahipleri buna benzer zorluklarla hedefe ulaşmıştır. Zira derviş Yunus bunun en güzel misallerindendir. Öyle ki 40 yıl boyunca şeyhinin dergahına sadece odun taşımıştır. Gösterdiği itaat ve sabır onu yüksek mertebelere ulaştırmıştır. Bir gönül insanı olan Yunus Emre sevgiyi hayatının merkezine alan müstesna şahsiyetlerimizdendir. Modern dünyamıza bu tür örnekler oldukça uzak kalabilir. En bariz sebebi bir çok faydasının yanında teknolojinin katlanarak daha da hızlanması olarak görülebilir. Daha çok tüketim kültürü oluşturularak daha çok üretim yapılıyor. Öyle ki insanlar yorulup yavaş kaldığı için yerine yorulmadan daha çok üreten hızlı robotlar konuluyor. Her hareket daha çok ve daha hızlı tüketime hizmet ediyor. Reklamlarda sürekli bir hızlılık hakimdir. Mobil oyunlar sürekli daha hızlı olmanızı ister. Mobil oyunlarla yüksek dozda hıza maruz kalmak özellikle çocuklarda dikkat dağınıklığına, sıkılganlığa, hırçınlığa, söz dinlememe veya fevri davranışlara yol açacaktır. İnsan yapı itibariyle mekanik olmadığından farklı olaylar karşısında bazen sabırlı olması gerekiyor. Aceleci davranmanın zararlarına bulaşmamak için sabırlı olmayı öğrenmesi şarttır. Bu da sağlam bir şahsiyet eğitiminden geçmesiyle mümkün olabilir. Şahsiyet eğitimi çocuğun ahlak gelişimini tamamlayan kısımdır. Ferdi ve toplum nezdinde ahlaken yetişmiş bireyleri hedefler. Psikologlara göre kişilik gelişiminin yaklaşık ilk 5-6 yılda oluştuğunu varsayarsak başta ailede sonra da anasınıfında bu “sabırlı olmak” davranışı öğretilebilir. Ruh dünyasına sabırlı olmayı kazandıran çocuk ileriki davranışlarında daha makul daha isabetli kararlar alacaktır. Sabırsızlık yetişkinlerde ise tahammül seviyesinin düşmesiyle sonuçlanıyor. Biraz olsun zorluk çekmeye tahammül edemiyoruz. Birbirimizin yanlışlarını düzeltmek bile zor geliyor. Herkes bir yerlere yetişme derdinde gibi meşguliyetlerle hemhal olmuş durumda. Robotlaşma gittikçe daha vahim bir hal alıyor. Dünya dıştan bakıldığında fabrikanın parçaları gibi herkes kendine biçilen görevi hızlı bir şekilde yapmaya çalışıyor. Hızlı hızlı bir yerlere yetişiyoruz. Peki ya ruh halimiz ruh dünyamız nereye yetişiyor ? Sabır taşlarımızı oyacak kadar vaktimiz var mı ? Galiba sabır taşı artık eskide kaldı. Günümüzde olsa olsa sabır köpüğü olur. Biraz sabırlı olmayı öğrenelim bari sabır köpüğümüz çatlamasın..
mahmut_aksalic_tr@hotmail.com |
||
Etiketler: Sabır, Köpüğümüz, Çatladı, |
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.
<a href="http://www.sanalbasin.com/?ref=32742" id="hash-281d39bb99f4965803bcaabf4d3ed6a2a1d2a9cc" title="Bu site sanalbasin.com üyesidir" target="_blank"><img src="http://www.sanalbasin.com/dcms-themes/sanalbasin/img/sanalbasin_uyesidir.png" alt="sanalbasin.com üyesidir" /></a>